About
preload

Şehit Ahmet Türkkan Çok Programlı Lisesi Fan Club

Ekonomi

OF’TA EKONOMİK HAYAT

EKONOMİK YAPI

1- TARIMSAL YAPI

Ekonominin en önemli itici gücü tarım sektörüdür. Dünya genelinde geçerliliği olan bu kuralın ülkemiz, bölgemiz ve hatta ilçemiz açısından daha da önemli olduğunu söyleyebiliriz.

İlçemizde de ülkemiz genelinde olduğu gibi çalışan nüfusun hala önemli bir kısmı tarım sektöründe istihdam edilmektedir.

Of ekonomisinin tarihçesine baktığımızda Miletliler Trabzon ve civarına geldiklerinde civardaki yerli toplulukları yok etmemiş ve onlarla ticari ilişkilere girerek ellerinde bulunan hammaddeleri ucuz bir şekilde almışlardır Buna karşılık onlarda olmayan ve denizaşırı ülkelerden getirdikleri malları satarak büyük karlar sağlamışlardır. Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde Of önemli bir ticaret merkeziydi.

İlçenin ekonomisi son yıllarda tarıma ve işlenmiş çay sanayiinde dayalıdır. Tarımda ise tek çeşit ürün gelişmiştir. Küçük esnaf ve sanatkarların faaliyetleri ancak kendilerine yetmektedir. Çay-Kur ve özel sektör çay fabrikalarında önemli sayılabilecek istihdam imkanı sağlanmıştır.

Bir yöredeki tarımsal faaliyetlerin çeşitliliği ve yaygınlığı üzerinde etki eden çeşitli faktörler vardır. Bu faktörler ve yöremize göre değerlendirilmesi şu şekildedir;

 

A-    İKLİM

            Bir bölgenin tarımsal faaliyetlerini etki eden en önemli faktördür. İklim elemanları yağış, sıcaklık, basınç ve rüzgarlardır. İşte Of ilçemizde de tarımsal faaliyetlere etki eden en önemli etmen iklimdir. Yağışın ve sıcaklığı bir arada olduğu nemli iklim şartları ilçemizde bu şartlarda yetişen çay, fındık ve mısır gibi ürünlerin üretimini öncelikli kılmıştır.

 

B-  YER ŞEKİLLERİ

           Tarıma etki eden faktörlerden biri olup özellikle makinalı ve yoğun tarımın yapılamamasını etkilemektedir. İlçe arazimizin %75’i eğimli olması bu alanlarda daha çok çay ve fındık gibi fazla bakım istemeyen ve daha kolay yetişen ürünlerin üretimine etki etmiştir. Yer şekilleri ulaşımı da olumsuz yönde etkilemektedir.

 

C-  TARIM KÜLTÜRÜ

Geçmişten itibaren önemli bir yerleşim merkezi olan ilçemizin tarım kültürü de geçmişe dayanır. İnsanlar anneden babadan gelen bilgilerine gelişmiş tarım tekniklerini de ekleyerek üretimi arttırmışlardır. Yine bölge iklim ve toprak şartlarında yetişebilecek ürünleri tespit edip bulmuşlar ve yetiştirmeye başlamışlardır. (Çay, kivi, turunçgiller vb.)

 

 

D-  TOPRAK YAPISI

    İlçemizin toprak yapısı üretimi olumsuz değil olumlu etkilemiştir. Yöremizde toprak kalınlığı 0-40 cm arasında olup genel asitlik derecesi 4.5-6 derece arasındadır. Organik madde bakımından 1.2-2 arasında değerler gösterir. Kireç oranı sıfırdır. Topraklarımızın geneli tarıma elverişli killi ve kumlu topraklar grubuna dahildir. Yöremizde yine sarı-kırmızı-gri-kahverengi topraklar da bulunmakta olup kireç oranının sıfır olmasıyla özellikle çay tarımı için aranan toprak olma özelliğindedir.

              % 75’i eğimli olan tarım topraklarımızın yanısıra kıyı şeridi ve Solaklı-Baltacı Irmakları Vadilerinde de az da olsa düz topraklar bulunmaktadır. Yüksek kesimlerdeki doğal bitki örtüsü yer yer tahrip edilmiş ve şiddetli toprak aşımı başlamıştır. Bunda çay tarımı için orman alanlarının ortadan kaldırılması ve fazla yağışların da etkisi vardır.

            Yukarıda saydığımız özelliklere göre Of’ta tarım arazileri yeterli değildir. Varolan topraklar da çayın dışında yeterince değerlendirilememiştir. Yöremizde çay ve fındık dışındaki tarımsal ürünler ancak halkın kendi ihtiyacını karşılar. Toprağın az olması nüfusun hızlı artması Of halkının bir kısmını ekonomik imkansızlıklara itmiş ve insanlarımız ekmeğini dışarıda aramak zorunda kalmışlardır. Bu durum azalarak da olsa devam etmektedir.

            Zeki ve çalışkan olan halkımız gittiği yerlere kısa zamanda uyum sağlamış ve ekonomik yönden güçlenmiştir. Bunun örnekleri çoktur. Bölgede kalanlar ise kendi imkanlarını değerlendirerek geçimini sağlamaktadır.

 

E-   TOPRAKLARIN KULLANIM DURUMU:

Toprak dağılımı dengeli olup küçük toprak mülkiyeti egemendir. Tarım işletmeleri ancak geçimlik düzeydedir. İlçedeki tarım arazisinin genel olarak dağılımı şöyledir:

 

 

Tarım Arazisi

12082 Hektar

% 37

Ormanlık Arazisi

17354 Hektar

% 52

Çayır-Meşe Arazisi

2364 Hektar

% 4

Kayalık ve İskan Arazisi

1300 Hektar

% 3

Diğer

2500 Hektar

% 4

 

 

 

 

        Of Tarım Arazisi Genel Dağılımı

 

 

 

 

2-TARLA VE BAHÇE FAALİYETLERİ

   A- SEBZECİLİK

1.       Mısır

            Hayvan ve insan beslenmesinde ve çeşitli sanayi kollarında hammadde olarak kullanılma alanıyla birlikte yağ, nişasta üretiminde de kullanılır. Sapları ve yaprakları kağıt, karton ve ambalaj sanayinde kullanılır. Sap ve yaprakları iyi bir hayvan yiyeceğidir. Mısır özellikle nem ve yağış ile sıcaklığın bir arada olduğu iklim bölgelerinde yetişme alanı bulur. Bu özelliği ile Of ve çevresi iyi bir üretim alanıdır. Geçmişte çay ve fındık alanları mısır üretim alanı olarak kullanılırdı. İlçemizde mısır ekim alanı 850 hektar olup bu ekili alandan 2975 ton mısır elde edilmektedir.

Yöremizde mısır daha çok mısır unu, mısır ekmeği, çeşitli mısır yemekleri ve hayvan yemi olarak kullanılır. Yine az da olsa pazarlarda ticari amaçlı kuru ve yaş mısır satımları yapılır. Arta kalan sap ve yaprakları ise hayvan yemi olarak kullanılır. Geçmişte mısır unu buğday ununa alternatif bir gıda idi. Ancak bu özelliğini bugün koruyamayarak kaybetmiştir.

 

2.       Patates

Az eğimli topraklarda yetiştirilen patates geleneksel bir tarım bitkisidir. Yetişmesi ilçenin sahil kesimi ile iç kesiminde farklılık gösterir. Sahil kesiminde bitkisel tarım alanlarının çok az bir bölümü patates tarımı için ayrılır. Dikilen patateslerin hepsi aynı zamanda sökülüp depolanır. İhtiyaç anında buradan alınıp kullanılır. Sökülen patateslerin yeri boş bırakılmayarak güz fasulyesi denilen bir fasulye ekilir. Böylece aynı yerden 2 kez ürün alınmış olunur. Son yılarda sahil kesiminde patates üretimi hiç yapılmamakta ya da çok az yapılmakta, ihtiyacın tümü pazardan karşılanmaktadır.

İç kesimlerde ise; mısır tarlaları bellenirken patatesler belli aralıklarla toprağa verilir. Mısır ekim zamanı geldiğinde patates dikili tarlaya mısır da ekilir. Ayrıca aynı tarlaya lahana da dikilebilir. Tarlada olgunlaşan patatesler ailenin ihtiyacı oranında çıkartılarak kullanılır. Bu uygulama tarlanın belleme zamanına kadar devam eder. Tarla bellenirken açılan ocaklardaki patateslerin fazlaları alınır. Her ocakta bir patates bırakılarak örtülür. Bu olay aynı şekilde devam eder. Yöremizde daha çok Rus patatesi denilen patates ekilir. Bu patates yemeklik yerine haşlanarak tüketilir. Ancak son zamanlarda bu tür patates ekimi azalmıştır.

Zamanla yemeklikte de kullanılan ziraat patatesi bahçe kenarlarında dikilmeye ve aile ihtiyaçlarını karşılamaya yönelmiştir. Bugün Of’taki patates üretim alanı 130 hektar olup bu ekim alanından 3280 ton patates elde edilmektedir. Ancak bu üretim; gerek sahilde gerekse iç kesimlerde yerel tüketime yöneliktir, ticari amaç güdülmez. Bu üretim ilçe ihtiyacına cevap veremez. İhtiyaç için gerekli patates diğer illerden gelip halkımız tarafından ilçe pazarından satın alınarak tüketilir.

3. Kara Lahana

           Tamamen doğa şartlarında yetişen, sebze üretiminde lahananın önemli bir yeri vardır. İlçede sebze deyince akla kara lahana gelir. İlçe arazisinin her yerinde hatta yaylalardaki bahçelerde ve ırmak boylarındaki dolgu alanlarında dahi kara lahana dikilmiş yerlere rastlanmaktadır. Lahanaların tohumları özel hazırlanmış yerlere ekilir ve sulanarak büyümesi sağlanır. Bunlar belli bir büyüklüğe ulaştığı zaman koparılarak üretim yapılacak   alanlara dikilir. Yaprakları büyüdükçe tüketilir. Lahanadan yapılan yemeklerin ilçe halkının gönlünde ayrı bir yeri vardır. İlçemizde 35 hektar civarında kara lahana ekimi yapılır. Bu üretim alanından 280 ton civarında ürün alınmaktadır. Lahana üretimi iç tüketime yönelik olup ticari bir amaç taşımaz ancak ne kadar da olsa ilçe pazarında köylerden gelen lahanalar hazırlanarak tüketicilere ulaştırılır. Lahana üretiminin fazla olduğu zamanlarda hayvan yiyeceği olarak da kullanılmaktadır.

 

4. Fasulye

İlçede geçmiş yıllarda fasulye üretimi önemli bir yer tutarken günümüzde bu  önemi azalmıştır. Bunda çay ekiminin artmasıyla ekim alanlarının daralması etkili olmuştur. Fasulye daha çok iç tüketime yönelik üretilmektedir. Ancak yaz aylarında pazarlara getirilerek satılan taze fasulye küçümsenecek oranda değildir. Ancak ilçe ihtiyacına cevap verememektedir. Yöremizde 2 hektar barbunya fasulyesi ekiminden 12 ton civarında ürün alınmaktadır. Yine kuru fasulye ekim alanı da 23 hektar olup 12 ton civarında ürün alınır. Özellikle dere yatakları ve ırmak boyları ile evlerin bahçelerinde ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ekim yapılır. Taze fasulye ekim alanı 12 hektar olup buradan 150 ton ürün alınmaktadır.

Diğer tarla bitkileri de ekim alanı dar olmakla birlikte özellikle ırmak kenarlarındaki yerleşim yerlerinde ve köylerdeki bahçelerde yapılmaktadır. Bu ürünlere baktığımızda bunların ekim alanları ve alınan ürün miktarları tabloda gösterilmiştir.

 


Ürünün Adı

Ekim Alanı

(Hektar)

Ürün Miktarı

(Ton)

Hıyar

Domates

Pırasa

Taze Soğan

Dolma Biber

Sivri Biber

Patlıcan

Marul

7

2

2

1

1

1

0.5

1

77

56

20

10

9

4

2

2

 

Yukarıdaki tablo ve önceki açıkladığımız ürünler ilçemizde yetiştirilmekle birlikte ilçe ihtiyacına cevap verememekte ve ticari amacı bulunmamaktadır. Bu ürünlerden çoğunun ihtiyaca cevap verememesi nedeniyle çevre illerden gelenlerle ihtiyaç karşılanmaktadır.

 

5. Kabak

İyi akaçlanmış toprakta çit ya da duvar gibi bir desteğe sardırılarak yetiştiği gibi tarla kenarları ve tarla içinde de yetişir. Karbonhidrat ve “A” vitamini içerir. Çeşitli cinsleri  vardır. Of’ta yetişeni “Of kabağı” olarak ün salmıştır. Dış kısmı beyaz ya da grimsi renk olup iç kısmı sarıdır. Küre biçiminde ya da uzun silindir biçiminde olur. Ayrıca bal kabağı adı verilen dışı yeşil, etli kısmı turuncu renkte olan kabak türü de yetiştirilir. Ev ihtiyacının fazlası pazarlarda satılır.

 

B- MEYVECİLİK

Doğu Karadeniz Bölgesi tahıl yönünden fakir olmasının aksine meyve türleri ve ağaçların çokluğu bakımından dünyanın en zengin yörelerinden biriydi. Bu husus eski dönemlerde bölgeye fetih amacıyla gelen komutanların ya da seyyahların dikkatini çekmiştir. Tarih kitaplarında ve seyahatnamelerde bu konulara işaret eden birçok kaynaklara rastlanılmaktadır. Bugün ilçemizde birçok köyün ismi meyve isimleriyle anılmaktadır.

İlçemizde hemen hemen her evin bahçesinde birkaç meyve ağacına rastlamak mümkündür. Bu oran köylerimizde daha da çok artmaktadır. Bölgede Osmanlılar zamanında meyvelerden öşür alınması, bölgede meyvecilik faaliyetlerinin yoğun yapıldığını göstermektedir. Ancak bu bölgede yetiştirilen meyvelerin üretiminde Pazar payı bulunmadığı ve ticari amaç güdülmediği için nitelik fazla nicelik az olmuştur. Yani üretilen meyve çeşidi fazla bunların miktarı az olmaktadır. Günümüzde meyveciliğimize baktığımızda ticari amaç güdülmediğini daha çok aile ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu görebiliriz. Ancak az da olsa köylerden getirilip ilçe pazarında satılan meyve türlerine rastlanmaktadır. (Elma, Armut, Trabzon Hurması, Mandalina, Üzüm, İncir, Karayemiş v.b.)

 

a.      Elma:

              Anavatanı Anadolu olan Türkiye’nin hemen her yerinde yetiştirildiği gibi ilçemizde de elma üretimi diğer meyveler arasında en fazla üretilendir. Elma özellikle killi-kumlu-tınlı toprakları sevmesi özelliği ile toprak yapısı olarak uyum gösterir. Elma tohumlardan veya çelikten üretilen anosların aşılanmasıyla çoğaltılır. Çevremizde elmalar daha çok basit ambarlarda bir kısmı samanlar içerisinde bir kısmı da kayalardan oyma depolarda saklanır. Elma ilçemizde üretilen meyveler içerisinde en fazla pazar payı olandır. Yaklaşık olarak 13.000 adet elma ağacı olup bunlardan 260 ton elma alınmaktadır. İlçenin genelinde 9 çeşit elma bulunmaktadır. Yine de elmanın ilçemiz ailelerinin bütçesine olan katkısı önemli bir yer tutmaz.

 

 

b. Armut:

Serin iklim bölgelerinde yetişme alanı bulunan armut, bölgemizde de yetişme alanı bulur. Bilinen 30 çeşit armut türü ilçemiz topraklarında yetiştirilmektedir. Bunlar daha çok meyve olarak tüketilmekle birlikte armuttan pekmez de yapılır. Armutun meyvesi elma kadar dayanıklı olmamakla beraber kışlık çeşitler soğuk havalarda dahi bozulmadan varlığını korumaktadır. Ağaç sayısı 10.000 civarındadır. Elde edilen meyve miktarı da 250 ton civarındadır. Armut üretimi de diğer meyvelerde olduğu gibi ticari amaç taşımaz. Ancak ailelerin kendi ihtiyaçlarını karşılar. Yine de pazarlarda çevre illerden gelen armutlar satılmaktadır.

 

c. Erik:

            İlçenin her tarafında yetiştirilebilen meyve çeşididir. Sahil ve orta kesimlerde genellikle evlerin veya bahçelerin kenarlarında birkaç cins ve birkaç kök olarak yetiştirilen bu meyve çeşidi iç kesimlerdeki köylerde genelde yabani olarak arazinin muhtelif yerlerinde kendiliğinden yetişmektedir. Pazara dönük bir yetiştiricilik söz konusu değildir.

Sadece çeşit olsun düşüncesiyle yetiştirilir. Genelde yaş olarak yenen bu meyve çeşidi komposto ve reçel yapımında kullanıldığı gibi bazen de fırınlarda ve güneşte kurutulmak suretiyle kış mevsiminde komposto yapımında kullanılır. Tespit ettiğimiz erik çeşitleri şunlardır: can eriği, güz eriği, turbe eriği, köpek eriği, kol eriği, yağ, yumurta eriği v.b. olmak üzere 11 çeşit erik yetiştirilmektedir. Ağaç sayısı 1700 civarında olup 17 ton meyve alınmaktadır.

 

ç. Üzüm:

İlçemizde üzüm yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Tarlaların kenarlarına dikilen ağaçlara sarılmış olan asmalarda üzüm yetiştirilir. Kokulu üzüm, Kara üzüm, Beyaz üzüm, Kış üzümü gibi çeşitleri olan ürünlerden en fazla üretilen kara üzümdür. 1937’li yıllardan sonra yöremizde çay yetiştirilmeye başlanmasıyla üzümler yok olmaya ağaçlar kesilmeye başlanmıştır. Bugün üzüm yetiştirme işi önemli derecede azalmıştır. Bu üzümlerden bir bölümü pekmez yapımında kullanılır. Geçmişte şarap yapımında da kullanıldığı söylenmektedir.

d. İncir:

Ilıman iklim bölgelerinde yetişme şartı bulan bir meyvedir. Ancak yöremizde kurutmalık yani ticari amaçlı incir değil daha çok sofralık incir tüketimi yapılmaktadır. İncir ağaç sayısı ve ürettiği miktarı ilçemizde yetiştirilen meyveler içerisinde önemli yer tutar. İlçemizde incir meyvesi daha çok yaş olarak ve incir reçeli olarak tüketilir. İlçemiz genelinde incir ağaç sayısı 3000 adettir yaş incir üretimi de 10 ton civarındadır. İncir çeşitleri; kuş inciri, beyaz incir, patlıcan inciridir.

e. Kiraz:

Anavatanı Doğu Karadeniz bölgesi olan Kiraz üreticiliği ilçemizde önemli yer tutar. Özellikle ormanlarımızda yabanilerine bolca rastlanır. Bunların aşılanarak kaliteli kiraz ağaçlarına dönüştürülmesiyle üretim artar. Memleketimizde kiraz mayıs ayında turfanda olarak pazarlara gelmesine rağmen ilçemizde sıcaklık ortalamalarının düşüklüğü nedeniyle geç olgunlaşıp pazara geç iner. Yöremizde yetiştirilen kiraz çeşitleri mayıs kirazı, kuş kirazıdır. Kiraz ağaç sayısı 2500 olup bunlardan elde edilen kiraz miktarı 37 ton civarındadır. Köylerimizden şehir pazarına getirilen kirazlar ticari amaçlı gelirler de sağlayarak satışa sunulur. İlçe ihtiyacının tamamı karşılanır.

 

f. Kestane:

Kayıngiller familyasından olan kestane ılıman iklimlerde yetişir. Meyvesi kışın çerez olarak yenir. Meyvesinin dış kabuğu dikenli bir kılıfla örtülüdür. (Kapula-gumuş) Yaklaşık 30 metreye kadar uzayan geniş yapraklı uzun ömürlü bir ağaçtır. Koyu renkli ve dayanıklı olan kısmından ev, gemi, mobilya yapımında faydalanılır. Çiçekleri önemli bal kaynağıdır. Bölgemizde kestane balı ünlüdür.

 

g. Karayemiş (Taflan):

Laz kirazı olarak da bilinir. Güllügiller familyasından olan kışın yaprakları dökülmeyen ağaççık Türkiye’de Karadeniz Bölgesinde yabani olarak yetişir. Ağıza buruk bir tad veren bu meyve kirazı andırır. Çiçekleri salkımsı olup, meyvesi siyah, kahverengi, mavimsi bir renktedir.

Taze yapraklarından damıtılarak elde edilen sulu özü öksürük kesici, bulantı ve karın ağrılarını yatıştırıcı, tansiyonu düzenleyici olarak kullanılır. Yalnız yaprakları hidrosiyanik bir asit veren bir glikozit içerdiği için zehirleyici özelliğinden dolayı az yaprak kullanılmalıdır.

h. Narenciye:

Akdeniz ikliminde yetişen limon, portakal ve mandalina ilçede hüküm süren iklimin elverişli olması nedeniyle üretilmektedir. Özellikle sahil şeridi ve içerilere sokulan ırmak vadilerinde üretim yapılır. Yukarılara çıkıldıkça sıcaklıkta meydana gelen azalmaya bağlı olarak üretim durur. İlçe genelinde 500 Adet limon, 1000 Adet portakal ve 7000 civarında da mandalina ağacı bulunmaktadır. Bu ağaçlardan özellikle Mandalina üretimi önemli derecede yer tutar. İlçe pazarında köylerden mandalinalar çuvallarla getirilip pazarlanmaktadır. İlçe ihtiyacının tamamı olmasa da önemli bir kısmı iç üretimden sağlanır. Ticari amaç güdülüp üretim arttırıldığı takdirde önemli gelir kaynağı olacaktır.

h. Kivi:

Of’un kiviyle tanışması 1986 yılına tekabül eder. Özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişme alanı bulan kivi bu bölgede çay üretimine alternatif olarak sunuldu. Böylece bölge halkına yeni bir kazanç kaynağı olması planlanan kivi yetiştirilmesi çalışmaları çok olumlu sonuçlar verdi. Bunun sonucu olarak ta Çay-Kur işletmeleri genel müdürlüğü Çay Enstitüsü kivi yetiştiriciliği için kolları sıvadı. Kivi üretiminde önderlik yapan enstitü kivi yetiştirmek isteyenlere her türlü desteği sundu. Bunun sonucunda da kivi yetiştiriciliği başladı.

Tırmanıcı ve sarıcı bir bitki olması nedeni ile asmaya benzeyen kivi meyvesinin, kuvvetli bir kök yapısı olmadığından su ihtiyacı çok fazladır. Birçok meyvenin tadını bir araya toplamış bir meyve tadındadır.

İlçemizde kivi yetiştiriciliği ilk meyveleri Çamlı köyünde verdi. Buradan da çevreye yayıldı. 

İlçemizde meyvecilik konusunda henüz ticari amaç yönünde bir girişim yapılmamıştır. Piyasa da bulunan aile ihtiyacını karşılamaya yönelik ve yabani olarak yetişenlerdir. İlçemiz genelinde derli toplu hiçbir meyve bahçesi yoktur. Yabani çeşitleri ziraat yönünden hiç hoş karşılanmayacak surette ara ziraati halinde tarlaların içinde göze çarpmaktadır. Meyve çeşitlerinin yabanisinin yetişmesi ve belirli yerlerde  aşılama yapılarak yetiştirilen meyveler dikkate alındığında meyvecilikten tarla mahsulü oranında kazanç sağlanabileceği anlaşılmaktadır. Meyveciliğimizin gelişmesi ancak eğitimle ve örnek olmakla mümkün olur.

 

C-    SERACILIK

            Seracılık açık hava şartlarında belli bir devre için yetişmesi mümkün olmayan sebzelerin bol ışık alan fakat soğuğa karşı korunan binalarda mevsim dışında yetiştirilmesini ifade eder. İlçemizde üstü ve yanları naylon veya camla kapatılarak soğuk hava şartlarına karşı korunan ve nispeten soğuk günlerde ısıtılabilen seralarda tarım faaliyeti mevsim dışı olarak kış mevsiminde çeşitli sebzeler yetiştirilebilir. Özellikle ilçemizde kış mevsiminin çok soğuk geçmemesi seralardaki ısıtma problemini ortadan kaldırmakta ve masrafları azaltmaktadır.

            İlçemizde şu an faal durumda olan 8 sera vardır. Bu seraların herbiri 300 m2  olup toplam sera alanı 2400 m2 dir.

            Bu seralardan bir tanesi bir emekli öğretmen tarafından Cumhuriyet Mahallesi, Kemal Paşa sokak’ta yapılmıştır. Bu serada özellikle salatalık ve marul üretimi yapılmaktadır. Yine ilçemizde Çay işlemeye yönelik kurulmuş olan Özçay Kooperatifinde de modern bir sera yapılmıştır ve Of’un en önemli serasıdır.

            Yukarıda belirttiğimiz 8 faal sera dışında yine ilçemizin birçok yerinde ve köylerinde üstleri naylonlarla örtülü daha dar alanlarda ve kapsamlı amatör seralar da vardır. Buralarda daha çok marul ve yeşil soğan üretimi yapılmaktadır. Of ilçemizde seracılık faaliyeti yeni yeni gelişmektedir. Gerekli yatırımlar ve destekler sağlandığında ilçemizde seracılık gelişecektir. Ancak yatırımdan da önemlisi halkımıza seracılığın getirecekleri anlatılmalı, seracılık faaliyetinin nasıl yapılacağı konusunda iyi bir eğitim verilmelidir. Of’ta yapılan seracılığın henüz ilçemiz halkının ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir üretim miktarına sahip değildir. İlçemizin kış aylarındaki sebze ihtiyacı daha çok Akdeniz illerinden sağlanmaktadır.

 

D-    ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER

            Sanayi bitkisi;  sanayiye hammadde olan ve ancak fabrikalarda işlendikten sonra kullanılabilir hale gelen bitkilerdir. Bunlar, şeker pancarı, ayçiçeği, zeytin, pamuk, fındık, tütün ve çaydır. Ancak ilçemizde bunlardan çay ve fındık yetiştirilmektedir.

a)     ÇAY:

       Yapraklarını dökmeyen, 2 metreye kadar boylanabilen bir ağaçtır. Çay bahçelerindeki bitkiler yapılan budama, toplama ve bakım işleri nedeniyle top top gelişir. Çiçekleri gösterişli beyaz-krem renginde ve erdişidir. Çoklukla yabancı döllenme isterler. Meyveleri kapsül biçiminde, kabuklu bir fındık iriliğinde ve görünüşündedir.

            Çay uzun ömürlü bir bitkidir. İyi bakıldığı takdirde yüz yaşına kadar yaşayıp ürün verebilir, 3-4 yaşında ürün vermeye başlar. Çay ürünü taze sürgünün uçlarındaki 2 körpe yaprakla bir tepe tomurcuğundan oluşur. Buna 2.5-3.5 yaprak gibi isimler verilir. Toplanan taze yapraklar fabrikalara gönderilerek çeşitli işlemler yapılır ve kuru çay yaprağı olarak içtiğimiz siyah görünüşlü, parçalanmış veya yuvarlanmış olarak fabrikadan çıkar.

            İlçemizde çay yetiştiriciliği 1952 yılından sonra önem kazanmaya başlamıştır. 1940 yılında çıkartılan Çay Kanunu ile Rize ilinin batısında çay yetiştirilmesi onaylanmıştır. 3. Çay kanunu çıkartıldığında Of ilçesinde 40 hektarlık çay bahçesi vardı. İşte bu tarihten itibaren ilçemizde çay yetiştiriciliği hızla artmaya başlamış, hatta çoğu mısır ve fındık bahçeleri çay bahçesi şekline dönüştürülmüştür. İlçemiz, ikliminin çayın yetişme şartları olan nemli ve ılıman iklim şartlarına ve yine çayın istediği kumlu-killi geçirgen, kireçsiz topraklara sahip olmasıyla da çay tarımına uygunluk gösterir. İlçemizde yetiştirilen çay çeşidi Rusya’dan getirilmiş olup Çin çayı ile Assam çayının bir melezidir. Şu an ilçemizde ekili bulunan çay alanı 19622 hektar olup rekolte yıllık 86295 ton civarındadır.

            1950 yılından önce 40 hektar civarında olan çay bahçesi arazisi 1995 yılında 10622 hektara ulaşmıştır. Bu büyümeye paralel olarak yaş çay yaprağı üretimi ve kuru çay üretimi de artmıştır. Genel olarak üretim artmış olmakla birlikte uygulanan alım politikaları bunda önemli rekolte iniş çıkışına yol açmaktadır. Örneğin iyi bir bakım uygulanması halinde yaş çay yaprağında hektar başına randıman, global olarak 8 ila 8.5 ton dolayındadır. Ancak denetimsiz alımların yapıldığı yıllarda, çay yaprağı hasat kuralının ana ilkesi olan 2.5 ila en fazla üç-dört yaprak kuralından vazgeçilir. Çay sürgünlerinden çok sayıda yaprak toplanır ve hektar başına randıman 10 ton’a kadar yükselir. İşte yıllık yaş çay yaprağı üretim miktarının büyük ölçüde artması ya da azalması, bundan ileri gelir. Ama yine de bölgemizde yeni dikilen bahçelerin tam yaprak verir olgunluğa ulaşmaları ve hem de bakım şartlarının giderek iyileşmesi, randıman konusunda da gelişmelere yol açmıştır. Çay tohumdan veya çelikleme yoluyla üretilir. İlçemiz arazisinin çok eğimli olması nedeniyle eğik araziler çay bahçesi kurmak için düzenli bir şekilde teraslanır. Sonra dekar başına 800-1000 adet fidan dikilir veya açılan çukurlara üçer adet tohum atılarak kapatılır. En iyi ekim mevsimi sonbaharda Kasım ayıdır.

            İlçemizde üretilen çayları işlemek üzere gerek Baltacı deresi gerekse Solaklı deresi kenarlarında Devlete ve Özel Sektöre ait 22 adet çay fabrikası kurulmuştur. İlçemiz genelinde 23560 çay üreticisi bulunmaktadır. Çay ilçemiz halkının geçim kaynağıdır. Çay işleyen fabrikalar da ilçede önemli bir istihdam kaynağı olup bu fabrikalarda 5000’in üzerinde işçi çalışmaktadır. Of ilçemizde çay bahçelerinin yeşilliği ile Karadeniz’in maviliği kardeş gibidir. Bu halkın yaşantısına da yansımıştır. Diyebiliriz ki çay bölge ekonomisinin bel kemiğidir. Ancak çay fabrikalarındaki işçilerin hepsi kadrolu olmayıp bir kısmı da geçici, mevsimlik işçidir. Bunlar çay işleme mevsimi olan Mayısta işe alınır, Eylül sonunda işten ayrılırlar. Of’ta her evde bir işçi ya da işçi emeklisi var gibidir. Bu durum Of ekonomisinin canlılığının bir göstergesidir.  

b) FINDIK:

             Serin iklim bitkilerinden olan fındık bölgemizde geniş bir yetişme alanı bulur. Besin değeri yüksek kabuklu yemişlerimizdendir. Yüzyıllardan beri bölge insanımızın en önemli geçim kaynağı olmuştur. Çok eskilerden beri fındık yetiştirildiği bilinmektedir. Aldığımız bilgilere göre, 1773 tarihinde Trabzon limanından fındık ihraç edildiği tesbit edilmiştir. Kültüre alınmış türlerinin yanında bölgemizde doğal olarak yetişen yabani türlerinin de olması bölge iklimine uygunluğunu gösteren diğer bir özelliktir. Ocaklar halinde oluşturulan fındık bahçelerinde çoğalma bu ocakların dibinden verdiği sürgünlerle olur. Bölgemizde yetiştirilen fındık türleri Trabzon karası, Trabzon sivrisi ve Giresun fındıklarıdır.

            1952 yılından sonra, yani çay yetiştiriciliğinin artmasıyla fındık üretiminde gerileme olmuştur. Hatta fındık bahçelerinin bir çoğu çay bahçesine çevrilmiştir yine de çaydan sonra en çok yetiştirilen ürün niteliğini korumaktadır. İlçemizde 332 hektarlık alanda fındık dikili durumda olup bundan yıllık 445 ton civarında kabuklu fındık elde edilmektedir. Bu alan Of’taki etkili alanların % 3.4’ ü demektir.

            Fındığın sürekliliği olmadığı için çay üretimi daha çok yaygınlaşmıştır. İlçemizde yağış fazlalığı nedeniyle fındık ağaçları daha fazla büyür. Bu büyümeye bağlı olarak ürün miktarı artmamaktadır. Aksine azalmakta ve kalitesi düşmektedir. Son yıllarda fındık üretiminin azalmasına bağlı olarak ilçemizde fındık alımıyla uğraşan Fiskobirlik kapanmıştır. Fındığın ilçe ekonomisine katkısı giderek azalmaktadır.

3- HAYVANCILIK :

            1952 yılından itibaren ilçemizde çay üretiminin başlaması ve giderek artması hayvancılığın belkemiği olan otlak ve mera alanlarının çay alanı olarak tercih edilmesine neden olmuştur. Bununla birlikte geniş ve düz arazilerin yer aldığı yaylalardan yılın belli mevsimlerinin dışında faydalanmanın imkansızlığı, hayvan bakımı için gereken ot ve yemin büyük bir kısmının dışarıdan satın almak yoluyla temin edilmesi, hayvancılığın gelişmesine etki eden en önemli faktörlerdir.

a)     Büyükbaş Hayvancılık:

            İlçemizde eskiden olduğu gibi bugün de hayvancılık sürü hayvancılığından ziyade ahır hayvancılığı şeklindedir. Çoğu evin ahırında en az bir inek bulunmaktadır. Özellikle sahil şeridi ve orta kesimlerde aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla daha ziyade süt inekçiliği şeklinde kültür hayvancılığı yapılmaktadır. Çay alanlarının gelişmesine paralel olarak geçmişe oranla ilçemiz ailelerinin yetiştirdiği inek sayısında da önemli azalma meydana gelmiştir.

            Sahilde çok az inek yetiştirilir fakat sahilden iç kesimlere gidildikçe inek sayısında artış görülür. Sahilde ve orta kesimde ailenin süt ihtiyacını karşılamak için inek yetiştirilirken iç kesimlerdeki köylerde hayvancılık önemli bir geçim kaynağıdır. Beslenen inekler genelde düşük verimli, yerli ırklardan oluşmaktadır. Sürdürülen suni ve tabi tohumlama sayesinde süt verimi yüksek inek türleri elde edilmiştir. Türkiye büyükbaş hayvancılığında  önemli bir yere sahip olan Doğu Karadeniz yaylalarından bugün gerektiği gibi faydalanamamaktayız. Özellikle 2000 m’nin üstünde olan alpin çayırlar katından gerektiği gibi istifade edersek ilçemiz ekonomisine önemli katkı sağlamış oluruz. Ancak çay hayvancılığa oranla insanlara daha cazip geldiği için bu faaliyet unutulmaya yüz tutmuştur. Halkımıza hayvancılığın çay tarımına engel olmadığının besi ve ahır hayvancılığının yapılabileceğinin ve aile ekonomisine sağlayacağı katkının iyi anlatılması gerekir.  

            İlçemizdeki İlçe Tarım Müdürlüğü yaptığı hayvan soylarını ıslah etme çalışmalarını sürdürmekte ve bugün süt verimi yüksek olan ırkların sayısını arttırmaktadır. Ancak bu çalışmalara rağmen bölgemizde Kara sığır dediğimiz et-süt verimi düşük inekler hakimdir. İlçemiz Tarım Müdürlüğü verilerine göre 9500 Büyükbaş hayvan bulunmakta olup bunlar ıslah edilmiş Jersey, yerli Kara sığır ve Jersey-Kara sığır karışımı melez ırklardan oluşur. İneklerin daha çok sütünden yararlanılır. Bu sütlerden yoğurt, peynir ve yağ yapılır. İlçemiz pazarlarında ve dükkanlarında, köylerimizde yapılan yerel yağ ve peynirler satışa sunulur.

b) Küçükbaş Hayvancılık:

            Küçükbaş hayvancılık ilçemiz sahil şeridinden ziyade iç kesimlerde yapılmaktadır. İlçemizde koyun ve kıl keçisi yetiştiriciliği yapılır. Koyun yetiştiriciliği keçi yetiştiriciliğine tercih edilmiştir. Koyun sürüleri içinde 5-10 tane keçiye rastlanır. İlçemizdeki küçükbaş hayvan sayısı 1500 civarındadır. Özellikle ilkbahar başlarında yaylalara çıkmaya başlayan hayvan sürüleri yazı yaylalarda geçirirler. Buralarda hayvanlardan elde edilen süt ve süt ürünleri ilçe pazarında pazarlanır. Sonbaharın sonlarına doğru tekrar alçak yerlerdeki kışlık barınaklara girerler. Toplam koyun varlığımızdan 10,8 ton yapağı elde edilmektedir.

            İlçemizdeki toplam hayvan varlığımızdan elde edilen toplam süt miktarı 8802 litredir. Yine bu hayvan varlığımızdan elde edilen et miktarı ise yıllık 17,5 ton civarındadır. İlçemizde hayvancılığın gelişmesi için tedbirler alınması gerekmektedir.

  1-           Hayvan soylarını ıslah etmek: Ülkemizde süt ve süt verimi düşük ırklar yerine kültüre alınmış et ve süt verimi yüksek hayvan ırkları haline getirmek gerekir.

       2-    Otlak ve meraların ıslahı: Günümüzde hayvancılık fabrika yemlerinden faydalanır duruma geldiyse de yine otlak ve meralarımıza ihtiyaç vardır. 

            İlk önce mera ve otlak alanlarının çay alanları haline getirilmesini önlemek gerekir. Çünkü geçmişte ilçe yüzölçümünde önemli yere sahipken bugün bu oran azalmıştır. Yine mevcut otlak ve meralarda zamansız otlatma yapmamak gerekir. Yağmur yağdığı dönemlerde hayvanları meralara bıraktığımızda çamurlanan mera alanlarında asitleşme nedeni ile tekrar otların  yeşermesi engellenmektedir. Düzensiz otlatma nedeniyle otlaklarımız yeterince büyümeden veya aşırı otlatılarak ot veriminde düşmeye neden olmaktadır.

            3-Hayvan sağlığı : Hayvanlarımızın salgın hastalıklara karşı aşılanması veya en azından yılda bir veteriner kontrolünden geçirilmesi gerekir.

            4-Hayvan barınaklarının iyileştirilmesi

            5-Çiftçilerimizin hayvan yetiştiriciliği ve hayvan sağlığı bakımından eğitilmesi gerekir.

            6-Mera ve otlak hayvancılığı yerine besi-ahır hayvancılığına yönelmek. Bu hayvan beslenme şekli daha pahalı olsa bile verim yüksek olduğu için masraflar karşılanarak kar oranı artar.  

c) Kümes Hayvancılığı

            İlçemiz kümes hayvancılığında, kaz,ördek,tavşan ve tavuk gibi  çeşitli kümes hayvanları beslenirse de bunların önemlisi tavuk yetiştiriciliğidir. Böyle olmakla birlikte bölgemiz tavukçulukta da yeterince gelişmiş değildir. Çok eski tarihten beri sürdürülen bu faaliyet, genellikle ilkel metotlarla ve ilkel ırklarla, daha çok aile tavukçuluğu şeklinde yapılmaktadır. Aile başına beslenen tavuk sayısı en çok 15-20 adedi pek aşmaz. Devlet Üretme Çiftliklerinde, 1950’den sonra kültür ırkı civciv yetiştirip köylüye dağıtılmaya başlanmışsa da bundan beklenen gelişme henüz sağlanmış değildir.

            Bölgemizde halihazırda ilçemiz yumurta ihtiyacını karşılayacak tavuk çiftlikleri bulunmamaktadır. Ancak ilçe halkımızın beyaz et ihtiyacı daha çok balıktan karşılandığı için tavuk etine rağbet diğer bölge ve illerimize oranla daha azdır. İlçemizde halen her ailenin az çok kümes hayvanı vardır. Toplam tavuk sayısına baktığımızda 8000 civarında olduğunu görmekteyiz. Yıllık yumurta üretimimizde 800.000 civarındadır. Bu tavuk ve yumurtalar daha çok aile ihtiyacını karşılamaya yönelik olup pek az ilçe pazarında satıldıklarına rastlanır.   

ç) Balıkçılık

            Karadeniz’de uzun bir sahili bulunmasına rağmen Of’umuz bu denizin nimetlerinden çevre ilçelere oranla daha az yararlanmıştır. İlçemizde geçmişte günümüze oranla daha çok balık avlanmakta idi. Ancak zamanla balıkçılıkla uğraşanların sayısı azalmış, bugün ticari amaçlı balık avcılığı yapan birkaç kişi kalmıştır. Onlar da yılın tamamında değil de sadece hamsi avlama döneminde bu faaliyeti sürdürmektedir. İlçemiz dahilinde sekiz adet küçük balık avlama aracı vardır. Bu araçların da sayısı gün geçtikçe azalmaktadır. Geçmişte Of eski limanına gelen balıkçıların bugün yemek için aradığımız fakat bulamadığımız çeşitli balık türlerini işlerine yaramayacağı, hafif balıklar olduğu gerekçesiyle attıkları söylenmektedir. Yine avlanan hamsilerin kasalarla evlere taşındığı hatta fazla olduğu dönemlerde küçüklerinin tarlalara gübre olarak serpildiği bilinir. Yine İstavrit ve Palamut balığının bolluğundan tenekelerde tuzlandığı söylenir. Hamsi sezonunun olduğu kış aylarında ilçemizdeki beş balık satıcısı tarafından günlük 500 kg’a yakın balık satışı yapıldığı anlatılır. Ancak hem avlanan balık çeşidi hem de tutulan balıkların miktarı azalmakta, bunun sonucu olarak da balık fiatları artmaktadır. En az olduğu günlerde günlük satış 50 kg civarındadır. Ancak satışlar ilçemizde pazar kurulan Perşembe günü artmaktadır. İlçemiz balıkhanesinde satılan balık türleri; Hamsi, İstavrit, Mezgit, Kefal, Palamut, Barbun, Lüfer, İzmarit ve v.b.dir. İlçemiz halkı denizin balık dışındaki diğer nimetlerinden hiç faydalanmamaktadır. Ayrıca ithal edilen dondurulmuş Uskumru balığı da bolca satılmaktadır.

            Of ve çevresinde bol bulunan akarsu ve göllerimizden amatörce, alabalık ve sazan balığı yakalanmaktadır. Bu avlanma ticari amaçtan ziyada zevk için yapılmaktadır.

           Günümüzde kültür balıkçılığına yönelme başlamıştır. İlçemizde ilk kez Of Belediyesince, Belediye tesislerinde üretim başlatılmıştır.

           Ülkemizin genelinde balıkçılığın karşılaştığı sorunlar ilçemizde de yaşanmaktadır.

          Bunlar; gelişmemiş balıkçılık tekniklerini kullanmak deniz, akarsu ve göllerde görülen kirlenme (Çöp, deterjan artıkları, kimyasal kirlenme gibi) kıyıya yakın trol avcılığı,  kıyılarımızdaki larvaların yol yapım ve sahil düzenlenmesi nedeniyle yok edilmesi, dinamitle yapılan yanlış avlanma gibi sorunlardır.Bu sorunlar kısmen giderilir, balıkçılarımız eğitilir, bilinçlendirilirse ve kültür balıkçılığı için çeşitli kurumlarca destekleme yapılırsa halkımız bol ve ucuz balık yiyebilir.

d) Arıcılık :

            Bölgemiz, uygun iklim koşullarıyla arıların istediği her çeşit bitki ve çiçek türünün yetişmesine uygundur. Bu özelliği ile büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir. İlçemizde arıcılık daha çok göçebe olarak yapılır. Kış aylarında köy merkezlerinde olan arı kovanları baharla birlikte çeşitli yaylalara götürülür.

            Arıcılıkta modern teknikler uygulanan kovanlar daha çok yeni fenni kovanlar şeklindedir. Ancak bu fenni arı kovanları yanında her üreticinin bir ya da iki eski tip kara kovanı da vardır.

            Arılardan daha çok bal, polen, arısütü gibi ürünler alınır. İlçemizde arıcılıktan elde edilen bal miktarı yıllık 72 ton civarındadır. Yine ilçemizdeki toplam kovan sayısı ise 8000 adettir. Bu kovanlardan yıllık 12000 ton bal mumu elde edilmektedir. Bölgede bulunan arı türü yerli melez cinstir. Bunun yanında Rusya ve Patnos’tan getirilen Kafkas türü arılar da vardır. Arıcılarımız gezici oldukları için gittikleri yerlerin özelliğine göre ballar elde etmektedirler. Bu bal çeşitleri Kestane balı, Anzer balı, Bayburt, Van, Erzurum ballarıdır.

            Bölgemiz arıcıları Haziran 15-Temmuz 15 arasında arıları güçlenmek üzere Hayrat’ın üzerinde yer alan Ancumah adı verilen bölgeye götürürler. Arıcılığın yoğun yapıldığı yerler; Dumlusu, Yazlık, Ballıca, Yemişalan, Uğurlu, Bölümlü, Fındıkoba köyleridir. Hepsi göçer arıcı olmakla birlikte Haziran sonundan Temmuz başlarına kadar  merkezlerde kestane balı üretimi yaparlar.

            Yıllık bal üretimi mevsimin az veya çok yağışlı olmasına bağlıdır. Kestane balı yöre dışında bilinmediği için pazarlaması ilçe içinde yapılır. Diğer ballar bölge ilçelere ve çevre illerdeki pazarda satılır.

e) Av hayvanları

            Ormanlar bakımından zengin olan ilçemiz, sağladığı doğal ortam nedeniyle av hayvanları bakımından zengindir. Ayı, domuz, kurt, karaca, çakal ve geyik çokça rastlanan hayvanlardır. Ziraata zararlı olan ayı ve domuzlar köylüler tarafından avlanırlar. Bu hayvanlar yiyerek, kırarak, ve ezerek tahribat yaparlar. Zehirle zararlı hayvan avlanması yasaktır. Tuzakla yakalama da mümkün olduğu kadar zararsız olur. İlçemizde de Ülkemiz genelinde olduğu gibi bir çok hayvan türü yok olmakla baş başa kalmıştır. Bunların başında da geyik gelmektedir. Özellikle hafta sonunda az da olsa amatör şekilde avlanma yapılır.

 

         OF KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ

            Sanayi Sitesi 1983 yılında kurucu üyelerce Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi olarak kurulmuştur. Sanayi sitesinin kurulmasında o tarihlerde ilçemizde kaymakam olan Aslan YILDIRIM’ın katkıları büyüktür. Arsanın temini ve binaların yapılması tamamlanmış, modern bir site oluşturulmuştur.Hizmetler binasında Çıraklık Eğitim Merkezi bulunmaktadır. Bugün Küçük Sanayi Sitesinde 109 işyeri faaliyet göstermektedir.

 

5-     TİCARET

 

            Çaykara, Dernekpazarı, Hayrat İlçelerinin de merkezi olan ilçemizde ticaret geçmişten günümüze artarak devam etmiştir.

            İlçemizde çay üretiminin ve işletmelerin artmasına bağlı olarak dışarıya satılan en önemli mal da çay, az miktarda da fındık olmuştur. Ancak dışarıya satılan yalnızca çay ve fındık iken dışardan ilçemize gelen malların sayısı çoktur. Geçmişte ilçemiz çok az ihtiyacını dışarıdan gelen ürün ve mallarla karşılarken artık halkımızın göç ve çeşitli nedenlerle el becerisine dayanan üretimi bırakması nedeniyle dışa bağımlılık artmıştır.

            İlçe halkı her perşembe günü pazar kurar. Bu pazarda dışarıdan gelen ürünler satıldığı gibi Of’lunun kendi ürettiği sebze, meyve, hayvansal ürünler ve orman ürünleri işletmeciliğine dayanan mallar da satılmaktadır.  İlçemize ticari anlamla gelen ürünler: sebze, meyveler, tekstil, un, kiremit, tuğla, inşaat malzemeleri, mobilya v.b. ürünlerdir. Son yıllarda Sarp sınır kapısının açılması, hem dağılan Sovyetler Birliği uyruklu insanların hem de Orta Asya’daki soydaşlarımızın gelmesine neden olmuştur. Özellikle Rusların araç-gereç ve aletleri ilçe pazarında ucuza satılmaya başlanmış bu da ticareti canlandırmıştır. Ancak giderek bu ticaretle azalmaktadır.

            Bağımsız Devletler Topluluğuna, kurulan şirketler aracılığıyla yiyecek ve tekstil üzerine ihracaat yaparak ilçe ekonomisine katkı sağlanmıştır.İlçemizde yolcu ve yük taşımacılığı önemli yer tutmaktadır. Öncülüğünü Ulusoy şirketlerinin yaptığı taşımacılık ilçemiz ekonomisine önemli katkılar sağlamıştır.

            Dini, Milli bayramlarda; çay ve fındık mevsiminde ilçemizde ticaret daha da hareketlenir. Küçük Sanayi Sitesinin kuruluşu ticareti ve üretimi olumlu yönde etkilemiştir.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=